Aile İçi Sağlıklı İletişim

Yazar Yorum Yap 25 views

Geleceğimizin teminatı olan çocukları yetiştiren ailelerin toplum adına üstlendikleri görev çok önemlidir. Ancak aileler bazen bilinçsizce davranır ve bazı yanlışlar yapabilirler. Bilmeden yapılan yanlışlar düzeltilmediği takdirde bir sonraki nesle o haliyle aktarılacağından önü alınamaz problemler ortaya çıkabilmektedir.

İletişim, kişilerin birbirlerine iletmek istedikleri ya da istemedikleri bütün mesajları kapsayan bir süreçtir. Kişinin çevresiyle kurduğu diyaloglardaki başarısı kullandığı iletişim yöntemi ile ilgilidir. Bazen hiç iletmek istemediğimiz mesajları konuşmasak da, duruşumuzla verebiliriz. Bu da bize iletişimin tek kanallı olmadığını gösterir. İletişim yalnızca konuşulan dil demek değildir. Duruşumuz, bakışımız da birer iletişim aracıdır.

Çocukların sağlıklı iletişim kurabilmeleri, ana-babaların kendi aralarında kurdukları sağlıklı iletişimle yakından alakalıdır. Ana-babaların birbirleriyle sıkıntılı oldukları dönemlerde çocuklarla da sıkı bir bağ ve ilişki kurulamaz. Yaşanan gerginlik mutlaka çocuğu etkileyecektir.

Başarılı İletişim İçin ;

1. Karşımızdaki kişilere saygı duymak temel koşuludur.

Kişilerin varlığını önyargısız kabul etmek gerekir. Kişilerin seçimlerine, zevklerine, isteklerine, korkulanına saygı duymalıyız.

2. Karşımızdakilere önemli ve değerli olduklarını hissettirmek önemlidir ve bize sağlıklı iletişimin kapılarını açar.

Resmi bir dairede veya herhangi bir kurumda beklerken sıra size geldiğinde , görevliyle yalnızca bir saniye göz göze gelip ardından gülümseyip, “Merhaba!” diyerek evraklarınızı uzattığınızda , görevli rutin monotonluğunun arasından sıyrılıp sizi gerçek anlamda fark edecek ve muhtemelen o da gülümseyerek işinizi diğerlerinden daha istekli yapacaktır. Bu davranışınızla ona, işinizi halletmeye mecbur olan bir makine değil , canlı ve değerli olduğu mesajı verirsiniz.

3. Gerçekçi , olduğu gibi davranmak, abartıdan uzak durmak, karşımızdakinin de bize aynı şekilde yaklaşmasını ve kendini daha rahat ifade etmesini sağlar .

İletişimde abartı tehlikeli bir unsurdur, karşımızdakinin güvenini zedeler ve iletişim kalitemizi bozar. İletişimde, kullanılan sözcükler kadar söyleyiş tarzının ve beden dilinin de önemi vardır.

4. Empati yani kendini karşıdakinin yerine koyma becerisi, iletişimin yapı taşlarındandır.

Davranışları değerlendirebilmek için davranışı yapan kişinin gözünden bakmak bize davranışın sebeplerini açıklar. Nedenlerini doğru anladığımız davranışlar bize ters bile gelse hoşgorümüzü taze tutar.

5. Herkesin kendi hayatı ile ilgili karar verme yetkisi olduğunu kabul etme.

Hepimizin hayatıyla ilgili farkındalığı, bu farkındalığa paralel olarak da planları vardır. Hayatımızı planlarken yakın çevremizin görüşlerini almak, değer yargılarına göre hareket etmek yorulmadan yol almamızı sağlar. Ancak planlarımızı yakınlarımızın istediği gibi hatırlamak, kendi gerçeğimizi göz ardı etmek, kendi hayatımız değil başkalarının istediği hayatı yaşamak demektir. Başkalarının çizdiği hayatı yasayan insanlar kendilerini gerçekleştiremezler ve mutsuz olurlar. Bu sebeple herkesin kendi hayanı ile ilgili kararlar alabilme gücüne sahip olduğunu kabul etmemiz ve başka hayatlara ve kararlara gereğinden fazla müdahale etmememiz gerekir.

6. İlişkilerde zorlamada bulunmama.

Gönüllü olmak, yapılan isi keyifli hale getirir ve keyifle yapılan işlerde verim daha yüksek olur. Çok severek yaptığımız işleri bile bazen yapmak istemediğimiz zamanlar olur. İnsan her şeyi her zaman istemeyebilir. Bazen konuşmak bile istemeyebilir. Böyle zamanlarda çabalamak ilişkiyi zorlar ve karsı tarafta rahatsızlık duyguları uyandırır.

7. Gizliliğe saygı duyma.

Arkadaşınıza kendinizle ilgili bir konu anlattığınızda ve bunu başka bir arkadaşınızdan duyduğunuzda ne hissedersiniz?

Kendimiz ile ilgili bilgilerin ne kadarını başkalarına anlatacağımızı kendimiz belirleriz ve anlattıklarımızın, o kişilerde gizli kalmasını isteriz. Bu çiğnendiğinde, özel hayatımıza müdahele edilmiş olur ve rahatsızlık duyarız. Paylaştığımız kişiye güvenimiz sarsılır.

8. Sen mesajı yerine ben mesajları verin.

Çocuklar anne babalarının gerçek duygularını anlayabildikleri zaman onlara yardımcı olmaya çalışırlar. Ne hissettiğinizi kırıcı olmadan açıklamak kriz yaşanmasını engeller. Sen mesajları başına sen konularak kurulan cümlelerdir. Genelde suçlayıcı, yargılayıcı özellik taşırlar. İletişimi engeller ve karşı taraf savunma ihtiyacı
duyduğu için karşılıklı kızgınlık oluşturur. Bunun yerine iletişimde insanın kendi duygularını ifade etmesi anlamına gelen ben mesajları kullanılmalıdır.

Sen mesajlarına örnekler; Çok konuşuyorsun. Oyuncaklarını hiç toplamıyorsun. Sürekli peşinde gezmemi istiyorsun. Ben mesajlarına örnekler; Başım ağrıyor ve ses çıkması ağrımı artırıyor. Oyuncakların etrafta dağınık durması hoşuma gitmiyor. İşim çok olduğu zaman seninle oynamaya daha az vakit ayırabiliyorum.